Külkedisi Sinderella (Золушка)

Одна из вариаций сказки про золушку. Думаю, вы легко сможете понять эту сказку, поскольку вы с детства знаете ее русский вариант.

Туфелька золушки

 

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde uzak ülkelerin birinde, bir kral varmış. Bu kralın çok sevdiği bir karısı ve Sinderella adında dün­yalar güzeli bir kızı varmış. Sinderella, gü­zel olduğu kadar iyi kalpliymiş de. Kralın ve Sinderella’nın mutluluğu kraliçenin ölümüyle bozulmuş. Kral bir süre sonra yeniden evlenmiş. Yeni karısı ise oldukça kıs­kanç, kötü kalpli bir kadınmış. Kralın yeni karısından da iki kızı olmuş. Zamanla kızlar büyümüşler.

Kızlar, Sinderella’yı hiç sevmiyor, her fırsatta onu azarlıyor, aralarına almak istemiyorlarmış. Günler bu şekilde Sinderella için mutsuzlukla geçiyormuş. Kralın da bir süre sonra ölmesi, Sinderella’yı tamamen mutsuz ve çaresiz yapmış.

Artık üvey annesi ve kız kardeşleri, iyiden iyiye Sinderella’ya kötü davranıp onu bir hizmetçi gibi kullanmaya başla­mışlar. Sinderella’nın durup dinlenmesine fırsat vermiyor,

“Çabuk ol sallanma, bulaşıkları yıka, yerleri sil, çama­şırları yıka” diyerek onu sürekli çalıştırıyorlarmış. Kendileri ise günlerini eğlencelerde, balolarda geçiriyorlarmış. Sa­raydaki tüm hizmetçileri kovarak bütün işleri Sinderella’ya yaptırmaya başlamışlar.

Bu çalışmasına karşılık ona doğru dürüst yiyecek bile vermiyorlar, acıktığında bir parça kuru ekmek bir bardak su veriyorlar, kendileri ise en güzel yiyecekleri yiyorlarmış. Sinderella’nın üzerinde giysi olarak da paçavralardan baş­ka bir şey yokmuş.

Kız kardeşlerinin ve üvey annesinin giysileri ise ipektenmiş.

Günlerden bir gün komşu ülkenin prensi sarayında bir balo düzenlemeye karar vermiş. Bunun için çevre ülkelere haberciler göndererek davette bulunmuş. Bu davet Sinderella’nın üvey annesine de ulaşmış.

Üvey annesi hemen balo hazırlıklarına başlayıp, kendisine ve kızlarına altın işlemeli giysiler hazırlatmış.

Sinderella da bu baloya gitmek için üvey annesinden izin istemiş. Sinderella’nın bu iste­ği üzerine üvey annesi ve kız kardeşleri, kahkahalarla gül­müşler. “Bu üzerindeki paçav­ralarla mı baloya gideceksin. Bizi orada herkese rezil et­mek mi istiyorsun?” diye alay etmişler.

Sinderella, kız kardeşleri­nin eski giysilerini giyip, baloya gidebileceğini söylediyse de, onu tersleyerek, “Bu kadar iş dururken senin baloya gidip, eğlenmene müsaade edemeyiz” demişler.

Baloyu düzenleyen prensin niyeti ise baloya gelen genç kızlardan beğendiği birisiyle evlenip, onu kendisine prenses yapmakmış. Heyecanla balo gününü bekliyormuş.

Derken balonun verildiği gün gelip çatmış. Saray, ülke içinden ve dışından gelen davetlilerle dolup taşmış.

Sinderella’nın üvey annesi ve kız kardeşleri de baloya gitmişler. Sinderella evde yalnız kalınca balodaki insanları düşünerek ağlamaya başlamış. Bir yandan yerleri süpürür­ken bir yanda da “Ne olurdu sanki, ben de baloya gidip eğlenebilseydim” diye üzülüyormuş. Sinderella’nın sesini o ülkenin iyilik perisi işitmiş. Merak edip Sinderella’nın yanına gelmiş.

— Neden mutsuzsun Sinde­rella? Senin gibi iyi kalpli bir kızın böyle mutsuz olmasının se­bebi nedir? Diye sormuş.

Sinderella:

— Komşu ülkenin prensi bir balo düzenledi. Kardeşlerim ve annem o balodalar. Fakat beni götürmek istemediler. Üstelik benimle alay ettiler. Kalbimi kırdılar, demiş.

İyilik perisi:

— Sana yardımcı olacağım. Bana hemen büyükçe bir balkabağı ve bir düzine fare bul getir, demiş.

Sinderella perinin bu isteğine bir anlam verememiş ama hemen gidip bahçeden büyükçe bir kabak kesmiş, kabaklar­la beslenen farelerden de bir düzine yakalayıp periye götürmüş.

Peri sihirli değneğiyle balkabağına dokunuverince, balkabağı altından bir arabaya dönüşmüş. Farelere dokununca ise, fareler çok bakımlı atlara ve arabacıya dönüşüvermiş.

Карета золушки

 

Sinderella bu olanların şaşkınlığı içerisinde iken peri, sihirli değneğini Sinderella’ya dokundurmuş.

Sinderella kendini birden altın işlemeli, ipekten, pırıl pırıl parlayan bir giysinin içerisinde bulmuş. O kadar güzel olmuş ki peri bile kendisine hayran kalmış. Sinderella’ya:

— Hemen arabaya bin ve baloya git. Yalnız gece yarısı olmadan geri dönmen lazım, çünkü gece yarısı büyü bozu­lacak, demiş.

Sinderella hemen arabaya binerek baloya varmış. Sa­rayın merdivenlerinden inerken balodaki herkes hayranlıkla Sinderella’ya bakıp merakla onun kim olduğunu birbirlerine soruyorlarmış. Üvey annesi ve kız kardeşleri de Sinderella’yı tanımamışlar fakat kıskançlıkla onu izlemeye başlamışlar. Sin- derella’nın güzelliğini Prens de farketmiş, hemen yanına yakдaşıp,

Lütfen benimle dans eder misiniz? Diyerek Sinderella’yı dansa kaldırmış.

Birlikte dans ederlerken Sinderella o kadar mutluymuş ki zamanın nasıl geçtiğini anlamamış. Vakit gece yarısını geçmek üzereymiş. Bunu farkeden Sinderella, Prens’ten özür dileyip koşarak merdivenlerden çıkmış. Mer­divenlerden çıkarken ayakkabılarından biri ayağından çıkmış. Sinderella aceleden ayakkabısını almadan arabaya binip eve tam gece yarısı varmış.

Kapıdan girer girmez büyü bulmuş, altın araba kaba­ğa, atlarla arabacı ise bir düzine fareye dönüşüvermiş.

Sinderella geçirdiği güzel geceyi düşleyerek uykuya dalmış.

Ertesi gün baloya katılan herkes balodaki güzel kızı ko­nuşuyormuş. Kimse bu kızın kim olduğunu bilmiyormuş. Prens de adını bile bilmediği bu kıza âşık olmuş ve her yerde onu aramaya başlamış. Elinde ise bir ayakkabıdan başka, bu kıza ait hiçbir şey yokmuş. Askerlerine emir vererek:

— Bu ayakkabı kimin ayağına uyarsa o kızı saraya ge­tirin, benim evleneceğim kız odur, demiş.

Prens’in askerleri hemen yola çıkıp ayakkabıyı genç kız­ların ayağında denemeye başlamışlar. Fakat ayakkabı hiç birisinin ayağına olmuyormuş.

En sonunda Sinderella’nın bulunduğu eve Varmışlar. Sinderella’nın kız kardeşlerinden ayakkabıyı giymelerini istemişler. Ne kadar zorlasalar da ayakkabı ikisinin de ayağına uymamış. Bunun üzerine askerler, evde başka kız bulunup bulunmadığını sormuşlar. Kızlar:

— Sinderella adında bir hizmetçimiz daha var ama bu ayakkabının ona uyması imkânsız. Çünkü o baloya ka­tılmadı. Zaten bir hizmetçi parçasının baloda ne işi olabilir ki, diyerek gülüşmüşler.

Askerler bunun üzerine hemen Sinderella’nın çağrılma­sını ayakkabıyı onun ayağında da denemeleri gerektiğini, bunun prensin emri olduğunu söylemişler. Kızlar Sinderella’yı çağırmışlar. Niyetleri, ayakkabının onun ayağına olmadığını görüp onunla alay etmekmiş.

Sinderella, askerlerin yanına gelip uzatılan ayakkabıyı kolaylıkla ayağına giyivermiş.

Bunu gören kız kardeşlerinin şaşkınlıktan ağızları bir karış açıl­mış. Prens’in askerleri, aradıkları kızın Sinderella olduğunu anlamışlar.

Hemen Sinderella’yı alıp Prens’in sarayına götürmüşler. Prens, Siderella’yı görür görmez balodaki kız olduğunu an­lamış. Hemen düğün hazırlıklarına başlanmış. Kırk gün kırk gece düğün yapılmış.

Sinderella ve Prens evlenmişler.

Sinderella evinden ve eski kötü günlerinden uzakta, mutlu bir hayat sürmüş.

Читайте другие сказки здесь.

Рейтинг
( 3 оценки, среднее 5 из 5 )
Понравилась статья? Поделиться с друзьями:
ТУРКРУТ
Добавить комментарий

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: