Тексты к уроку №32. Практикуем аффиксы -abil, -ebil и -ama, -eme в турецком языке

İş ilanı

Esra: İyi günler! Ben Esra, size özgeçmişimi gönderdim. Saat ikide Halkla İlişkiler Müdürü Sadi Bey’le görüşmek için randevulaştık. Kendisiyle görüşebilir miyim?
Sekreter: Müdürümüz biraz meşgul. Biraz bekleyebilir misiniz? Müdür yardımcımıza haber vereyim.
Esra: Teşekkür ederim. Problem değil! Müdür yardımcısı ile de görüşebilirim.
Sekreter: Alo, Cihan Bey! Esra Hanım geldi. Yanımda bekliyor. Kendisiyle görüşebilir misiniz? Tamam Esra Hanım, Cihan Bey sizi bekliyor. İçeri girebilirsiniz.
Cihan Bey: Hoş geldiniz, Esra Hanım! Buyurun, oturun!
Esra: Teşekkür ederim. Hoş bulduk, efendim!
Cihan Bey: Size, ben yardımcı olacağım. Özgeçmişinizi okudum Esra Hanım. Sizin gibi iyi Almanca bilen, deneyimli birine çok ihtiyacımız var. Almanya’da ekonomi okudunuz, değil mi?
Esra: Evet, uzun yıllar Almanya’da yaşadım, üniversiteyi orada bitirdikten sonra altı yıl bir bankada çalıştım. Dört yıldır çalışmıyorum.
Cihan Bey: Sizinle çalışabiliriz. Ne zaman işe başlayabilirsiniz?
Esra: Ben yarın Almanya’ya gidiyorum çünkü eşim ve kızım hala Almanya’da. Eşyalarımızı toplayacağız, evimizi kiraya vereceğiz, dostlarımızla vedalaşacağız. Daha sonra kızım ve eşimle birlikte Türkiye’ye döneceğiz. Yani on beş yirmi gün sonra işe başlayabilirim.
Cihan Bey: Önemli değil, bir Alman firmasıyla yeni bir sözleşme imzalayacağız. Alman yöneticiler önümüzdeki ay gelecekler ve on beş gün kalacaklar. Onlarla siz ilgileneceksiniz.
Esra: Nasıl ilgileneceğim? Ne yapacağım?
Cihan Bey: Onlara şirketimiz hakkında bilgi vereceksiniz. Sözleşmenin şartlarını açıklayacaksınız. Boş zamanlarında onlara İstanbul’u gezdireceksiniz. Toplantılarda daima müdürümüzün yanında olacaksınız. Toplantılar geç saatlere kadar sürebilir.
Esra: Önemli değil. Çünkü kızıma anneannesi bakacak. Annem dört gözle torununu bekliyor.
Cihan Bey: Ne kadar güzel!
Esra: Almanya’da yanımda yardımcı hiç kimse yoktu. Kızımı kendim büyüttüm. İnşallah, İstanbul’da rahat edeceğim. Anneme kızımı gönül rahatlığıyla emanet edebilirim. Gözüm arkada kalmayacak.
Cihan Bey: Sizi anlayabiliyorum Esra Hanım.
Esra: Ben şimdi gidebilir miyim? Yirmi gün sonra döneceğim, ücret konusunu o zaman görüşürüz.
Cihan Bey: Nasıl isterseniz Esra Hanım! Tanıştığımıza çok memnun oldum. İyi günler!
Esra: Ben de. İyi günler!

Aşağıdaki soruları cevaplayın:

1. Esra Hanım kiminle görüşüyor? Niçin?
2. Şirket Esra Hanım’ı işe alıyor mu?
3. Esra Hanım neden hemen işe başlamıyor?
4. Esra Hanım geç saatlere kadar çalışabilir mi?
5. Esra Hanım, fakülteyi kaç yıl önce bitirmiş?

Aşağıdaki cümleler doğru mu yanlış mı?

Doğru ise (если) “evet” yazın, yanlış ise doğru cevabı yazın.

1. Esra, müdürle görüştü.
2. Esra Almanya’ya dönecek çünkü oradaki işleri yarım kalmış.
3. Esra’nın kızını, annesi büyütmüş.
4. Esra uzun yıllardan beri bir finans şirketinde çalışmış.
5. Esra, Alman şirketiyle sözleşme imzalayacak.

Siz hangi işlerde çalışabilirsiniz? Niçin? Açıklayalım.

Gazetedeki ilanı (с аудиозаписью)

Ayla: Alo, iyi günler!
Murat Bey: İyi günler!
Ayla: Ben Ayla. Gazeteye ilan vermişsiniz. Onun için arıyorum.
Murat Bey: Evet, Ayla Hanım ne iş yapıyorsunuz?
Ayla: 21 yaşındayım ve öğrenciyim.
Murat Bey: Öyle mi? Çok güzel!
Ayla: Konservatuarda okuyorum. Halk oyunları oynamayı seviyorum.
Murat Bey: Yaaa! Çok iyi! Şarkı da söyleyebiliyor musunuz?
Ayla: Şarkı söyleyemiyorum ama hem çok iyi ud çalabiliyorum hem de dansla ilgileniyorum.
Murat Bey: Çok güzel! Yüzebiliyor musunuz?
Ayla: Evet, yüzebiliyorum. Aynı zamanda voleybol da oynayabiliyorum.
Murat Bey: Futbol mu? Güzeeel! Peki, Almanca konuşabiliyor musunuz?
Ayla: Almanca mı? Hayır, yabancı dil bilmiyorum ama araba kullanabiliyorum.
Murat Bey: Hımm! Bu çok iyi! Köpekleri sever misiniz? Bir köpeğe bakabilir misiniz?
Ayla: Aaa, evet! Köpeklere bayılırım.
Murat Bey: Güzel! Bizim bir köpeğimiz var, oğlum onunla oynamayı çok seviyorum.
Ayla: Çocuğunuz mu? Anlamadım.
Murat Bey: Evet, çocuk bakabilir misiniz?
Ayla: Hayır, Hayır! Bu mümkün değil!
Murat Bey: Ama ben bu ilanı çocuk bakıcılığı için vermiştim.
Ayla: Çocuk bakıcılığı mı? Siz reklam şirketi değil misiniz?
Murat Bey: Reklam şirket mi? Hayır! Yanlış numarayı aradınız, galiba!

Büyükada'da neler yapabilirsiniz?

Özellikle Anadolu yakasındaki insanların hafta sonu tatili için ilk tercihlerinden biri Büyükada’dır. Buradaki insanlar Bostancı’daki deniz otobüsleriyle 40 dakikalık bir yolculuk yapıyor ya da Kartal İskelesi’ndeki motorlarla 20 dakikalık keyifli bir deniz yolculuğunun ardından yeryüzü cenneti Büyükada’da ulaşabiliyorlar.

Ada’da keyifli bir gün geçirmek için meydandaki dükkânlardan birinde bisiklet kiralayıp Ada’nın dört bir yanını gezebiliyorsunuz. Pedal çevirip yorulmak istemeyebilirsiniz, o zaman bu turu fayton eşliğinde de yapabilirsiniz. Ada’da yürüyüş de yapabilir, Ada’daki çamlıkların arasında doğayla baş başa kalabilirsiniz. Ada’nın tamamını dolaşmak için tam 14 kilometre yürüyorsunuz fakat bu gezi sırasında etrafınızda, birçoğu asırlık binalar size eşlik ediyor, siz de zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz.

Büyükada’ya en çok ziyaretçi 23 Nisan ve 24 Eylül tarihlerinde geliyor. Özellikle bu iki gün vapurlarda yer bulamıyorsunuz çünkü Hıristiyanlar bu tarihlerde Ada’nın en yüksek noktasındaki Aya Yorgi Kilisesi’nin yolunu çıplak ayakla yürüyorlar ve yarı hacı oluyorlar.

Aya Yorgi Kilisesi 12. yüzyılda inşa edilmiştir. Daha sonra bu küçük Kiliseyi gezebilir, içerisindeki tarihî eserleri görebilirsiniz. En önemlisi burada bir sütun vardır. Hz. İsa çarmıha gerilmeden önce bu sütuna bağlanıp kırbaçlanmıştır. Ziyaretçiler bu sütuna dokunup dilek tutarlar.

Aya Yorgi yokuşu sizi çok yorabilir, iskeleye dönüşünüzü yokuşun hemen altındaki meydandan faytonla da yapabiliyorsunuz. Büyükada’da ulaşım faytonlarla sağlanıyor çünkü Adalar, özel motorlu taşıtların dünyada yasak olduğu ender yerleşim alanlarından biridir.

Şehrin gürültüsünden ve trafiğinden uzaklaşmak, kafa dinlemek için ideal bir yer... Büyükada’ya ister günübirlik, ister kalmak için gidin. Tercih sizin. Oradaki pansiyonlarda her zaman yer bulabiliyorsunuz.

Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayalım.

1. Anadolu yakasındaki insanlar, Büyükada’ya nasıl gidiyorlar?
2. Büyükada’nın içini nasıl gezebilirsiniz?
3. Büyükada hangi tarihlerde çok kalabalıktır? Neden?
4. İnsanlar tatil için Büyükada’yı neden tercih ediyorlar?

Aşağıdaki cümleler doğru mu yanlış mı?

Doğru ise (если) “evet” yazın, yanlış ise doğru cevabı yazın.

1. Büyükada’ya iki saatlik yolculuktan sonra ulaşabiliriz.
2. Ada’da çamların arasında doğayla baş başa kalabilirsiniz.
3. Büyükada’ya en çok ziyaretçi 23 Nisan ve 24 Kasım tarihlerinde geliyor.
4. Aya Yorgi, Ada’nın girişinde yer alır.
5. Büyükada’ya ister günübirlik, ister konaklamak için gidebilirsiniz.

Otelde

Kaya Bey: İyi günler! Bana yardımcı olabilir misiniz?
Resepsiyon Görevlisi: İyi günler efendim, memnuniyetle! Rezervasyonunuz var mı?
Kaya Bey: Evet, var. Dün gece telefonla rezervasyon yaptırdım.
Resepsiyon Görevlisi: Siz Murat Bey olabilir misiniz? İzmir’den?
Kaya Bey: Hayır! Benim adım Kaya İskender. Rezervasyonumu Çanakkale’den yaptım.
Resepsiyon Görevlisi: Çok özür dilerim Kaya Bey. Tek kişilik oda rezervasyonunuz var. Doğru mu?
Kaya Bey: Evet, doğru.
Resepsiyon Görevlisi: Kaç gece kalacaksınız?
Kaya Bey: Çarşambaya kadar kalabilirim. Bu konuda size ne zamana kadar bilgi vereyim?
Resepsiyon Görevlisi: Bize kararınızı salı gecesi bildirebilirsiniz. Saat 23.00’a kadar bizi arayabilirsiniz. Kaya Bey: Tamam. Oda fiyatı nedir?
Resepsiyon Görevlisi: Gecelik 300 TL. Bu kayıt formunu da doldurabilir misiniz? Ödemeyi nakit veya kredi kartı ile mi yapacaksınız?
Kaya Bey: Kredi kartı ile. Ödemeyi şimdi yapabilir miyim?
Resepsiyon Görevlisi: Gerek yok. Çıkış işlemini yapmadan önce ödeyebilirsiniz.
Kaya Bey: Teşekkürler! Bir kaç soru daha sorabilir miyim?
Resepsiyon Görevlisi: Tabii, sorabilirsiniz.
Kaya Bey: Yemek için bana iyi bir lokanta tavsiye edebilir misiniz?
Resepsiyon Görevlisi: Çevrede çok lokanta var ama ben size otelimizin lokantasını tavsiye edebilirim. Aşçımız çok iyidir. Dünya aşçılık yarışmasında üçüncü oldu. Türk mutfağında uzman. Ayrıca İtalyan ve Fransız mutfağını da çok iyi biliyor.
Kaya Bey: Çok güzel! Lokantanız nerede?
Resepsiyon Görevlisi: Lokanta 12. katta. Bir de kafemiz var. Lobinin girişinde, sağda.
Kaya Bey: Çok teşekkürler, iyi geceler!
Resepsiyon Görevlisi: Rica ederim. Görevli arkadaş bagajınızı taşıyabilir. Oda numaranız 1215. Yarın görüşmek üzere, iyi geceler efendim!

Havaalanında (с аудиозаписью)

Alex: İspanya uçağının bagajları nerede? Bagajlarımı nereden alabilirim?
Görevli: Doğru gidin ve sağa dönün, lütfen.
Sofia: Affedersiniz, size bir şey sorabilir miyim? Şehir merkezine otobüs var mı?
Görevli: Evet, havaalanından şehir merkezine otobüsler var. Saat başı kalkıyor.
Alex: Otobüse şimdi binebilir miyim?
Görevli: Elbette ama acele etmelisiniz, otobüs her an kalkabilir. Hemen çıkışa gidin.
Alex: Fakat bende Türk parası yok. Nerede döviz bozdurabilirim? Otobüse yetişemeyeceğim galiba!
Görevli: Evet, biraz zor. Çıkışın yanında iki banka var. Orada bozdurabilirsiniz. Taksiyle de gidebilirsiniz.
Alex: Bankalar saat kaça kadar açık?
Görevli: Havaalanında her zaman açıktır. Her zaman para bozdurabilirsiniz.
Alex: Çok teşekkür ederim. İyi günler!
Görevli: İyi günler, efendim!

Alex bankaya gidiyor ve parasını bozduruyor. Daha sonra yine görevlinin yanına gidiyor.

Alex: Affedersiniz, memur bey, size tekrar bir şey sorabilir miyim? Marmara Oteli’ne taksi kaç liraya gidiyor?
Görevli: Tabii, sorabilirsiniz. Ben de bilmiyorum ama 25 ile 30 TL. olabilir. Taksilerde taksimetre vardır. Fiyatı kontrol edebilirsiniz.
Alex: Şehir merkezi havaalanından uzak mı?
Görevli: Taksi ile yarım saat otobüs ile bir saat sürer.
Alex: Peki, bana, bavullarımı taşımak için birini çağırabilir misiniz?
Görevli: Tabii! Ahmeeet! Beyefendinin bagajlarını al, taksiye taşı.

Alex taksiye biniyor.

Alex: İyi akşamlar şoför bey, beni Marmara Oteli’ne götürür müsünüz?
Şoför: Elbette beyefendi, E-5’te kaza var. Trafik çok sıkışık. TEM yolu biraz daha rahat olabilir.
Alex: Benim acelem var. Arkadaşlar beni bekliyorlar.
Şoför: Peki, o zaman TEM’den gidiyoruz.

Aşağıdaki soruları cevaplayalım.

1. Alex neden para bozdurmak istiyor?
2. Alex otele gitmek için niçin otobüs yerine taksiyi tercih ediyor?
3. Havaalanında bankalar saat kaça kadar açık?
4. Alex niye E–5 yolunu tercih etmiyor?
5. Alex niçin acele ediyor?

Aşağıdaki cümleler doğru mu yanlış mı?

Doğru ise (если) “evet” yazın, yanlış ise doğru cevabı yazın.

1. Otobüsler şehir merkezine yarım saatte bir kalkıyor.
2. Alex’in otobüse binmesine gerek yok çünkü şehir merkezi çok yakın.
3. Taksi şehir merkezine 15 TL’ye gidiyor.
4. Alex’in bavulları çok ağır.
5. Şehir merkezine iki gidiş yolu var, onun için trafik yoğun değil.
6. Alex’in arkadaşları her an gelebilir. Taksiye gerek yok.
7. Alex acele ediyor çünkü bankalar kapanabilir.

Can sıkıntısına çözümler

“Canım sıkılıyor, canım bir şey yapmak istemiyor.” diyorsanız, işte size ilaç gibi gelecek tavsiyeler:

Mutfakta zaman geçirebilirsiniz. Pek çoğunuz, “Bunu zaten hep yapıyoruz.” diye itiraz edebilirsiniz ama yemek yapmak insana terapi gibi gelir. Her gün yemek pişirmek için mutfakta olabilirsiniz ama farklı malzemelerle tatlılar, kekler deneyebilirsiniz. Bunun için kendinize yeni bir yemek kitabı alıp işe başlayabilirsiniz.

Elbise dolabınızı düzenleyebilirsiniz. Yemek daveti, iş toplantısı için ayrı ayrı kıyafetler hazırlayıp elbise dolabınızda hazır hâle getirin. Kıyafetlerinizi düzenlemek ve eski kıyafetlerinizi ayıklamak sizi epey meşgul edecektir. Eski kıyafetleri ayırıp ihtiyacı olanlara verebilirsiniz.

Fotoğraf albümlerinizin sayfalarını çevirip biraz anılara dalabilir ya da albümünüzü düzenleyebilir, belki de bazı fotoğrafları albüme koymayabilir, duvara da asabilirsiniz. Bunun için bir fotoğraf panosu hazırlayıp çeşitli çerçeveler alabilirsiniz. Ya da elinize makinenizi alıp İstanbul sokaklarında fotoğraf çekebilirsiniz. Fotoğraf çekmek, can sıkıntısına öyle iyi geliyor ki...

Hobiler oluşturabilirsiniz. İlgi alanınıza uygun hobiler seçip bu alanda çalışabilirsiniz. Bunun için çeşitli kurslar var. Mesela resim kursları, takı kursları, dikiş ve örgü kursları gibi...

Boş zamanlarınızda günlük tutabilir veya anılarınızı yazabilirsiniz. Bunlar insanı rahatlatabilir.

Film izleyebilirsiniz. Ruh durumunuza uygun filmlerin DVD’sini alıp kendinize patlamış mısır hazırlayıp televizyonun karşısına geçebilir, en güzel macera filmleri ve en güzel romantik filmler arasından seçim yapabilirsiniz.

Keşfe çıkabilirsiniz. Belki hep aklınızdaydı ama tembellikten bir türlü cesaret edemediniz. İstanbul’da Galata’nın dar sokaklarını, yeni kafelerini keşfe çıkabilir, Beyoğlu’nun ara sokaklarında yeni butiklerden, giysi dükkânlarından alışveriş yapabilirsiniz.

Müzeleri gezebilirsiniz. Kültür Bakanlığının müze kartını satın alıp müzelere ve saraylara para ödemeden girebiliyorsunuz. Pera Müzesi’ne, Sabancı Müzesi’ne, Rahmi Koç Müzesi’ne, Oyuncak Müzesi’ne, İstanbul Modern Sanat Müzesi’ne gidebilir, sarayları gezebilirsiniz.

İyilik yapabilirsiniz. Yaşlı akrabalarınızı ziyaret edebilirsiniz. Yaşlılar, bu ziyaretlerden mutluluk duyarlar. Bir huzurevine ya da çocuk yuvasına da gidebilirsiniz. Hatta bu ziyaretten önce arkadaşlarınızla organize olup yaşlılar ve çocuklar için hediye paketleri de hazırlayabilir, onları mutlu edebilirsiniz.

Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayalım.

1. Can sıkıntısını gidermek için mutfakta neler yapabilirsiniz?
2. Fotoğraflar can sıkıntınızı nasıl yok edebilir?
3. Canınız sıkılıyor. İstanbul’da neler yapabilirsiniz?
4. Evinizde, yalnızsınız. Can sıkıntınızı gidermek için neler yapabilirsiniz?
5. İnsanlara yardım etmek sizi de rahatlatır mı? Neden?

Metne göre aşağıdaki cümleler doğru ise “D” yanlış ise “Y” yazalım.

1. Yemek yapmak insana terapi gibi gelebilir.
2. Elbise dolabınızı düzenleyip eski elbiselerinizi çöpe atabilirsiniz.
3. Boş zamanlarınızda günlük tutmak sizi rahatlatır.
4. Eşyalarınızı toplamak sizin çok zamanınızı alır.
5. Boş zamanlarınızda bir huzurevine ya da çocuk yuvasına da gidebilirsiniz.

Bir iş görüşmesi

Cem: Merhaba Eylül, hoş geldin.
Eylül: Merhaba.
Cem: Sen Can'ın arkadaşısın, değil mi? Bize senden söz etti.
Eylül: Evet. Can'la pek görüşemiyoruz ama aslında yakın arkadaşlarımdan biridir.
Cem: Hmm. Duyduğumuza göre bizim grubumuzda solist
olmak istiyormuşsun.
Eylül: Evet, konservatuardan bu yıl mezun oldum.
Cem: Daha önce konserlerimize gelebildin mi?
Eylül: Evet, çoğuna. Müziğinizi çok beğeniyorum.
Cem: Sağol. Ama biliyorsun, müzisyenlik zor bir iştir. Örneğin
geceleri çalışıyor, gündüzleri uyuyoruz. Düzenli bir hayat
sürdüremiyoruz. Sen bu tempoya uyabilir misin?
Eylül: Tabii, benim için sorun olmaz.
Cem: Ayrıca sık sık farklı şehirlere gidiyor, konserler veriyoruz.
Sen bu seyahatlere katılabilir misin?
Eylül: Benim babam da bir müzisyendir. Bu nedenle çocukluğum konserlerde geçti. Seyahatlere alışkınım.
Cem: Hmm... Güzel. Peki bir enstrüman çalabiliyor musun?
Eylül: Evet, gitar ve saz çalabiliyorum.
Cem: Peki. Şimdi senden bir şarkı dinleyebilir miyiz? Bir de
sesini duyalım.
Eylül: Tabii.

Текст к уроку №31.
Текст к уроку №33.

Вернуться к уроку №32.

Читайте больше в разделе чтение на турецком языке.

В моем телеграм канале вы будете получать дополнительный материал. А также у вас будет возможность отблагодарить меня за понравившийся вам материал и поддержать дальнейшее развитие данного проекта. Подписывайтесь на мой телеграм канал, где я буду сообщать об обновлениях и делиться интересным. Переходите по ссылке Телеграм Туркрут | Турецкий язык. А также, проект можно поддержать на этой странице :).
Рейтинг
( 1 оценка, среднее 5 из 5 )
Юлия Ященко/ автор статьи
Понравилась статья? Поделиться с друзьями:
ТУРКРУТ
Добавить комментарий

;-) :| :x :twisted: :smile: :shock: :sad: :roll: :razz: :oops: :o :mrgreen: :lol: :idea: :grin: :evil: :cry: :cool: :arrow: :???: :?: :!: